“Hayatında en hassas olduğun konu nedir?” diye sorsan bana “bir kişinin taşıdığı tüm stresi gün içinde ilk problem yaşadığı kişiden çıkarması” derim.
Daha önceden de yazmıştım. Evet, normal bir insan değilim. Evet, benimle geçinmek zor. Bunun sebebi benim. Ama! Dışarıdan bir etkiyle bana sinirlenilmesi çok hassas olduğum bir nokta. Bana yalnızca benim çıkardığım sorunlar için sinirlenebilirsin. Başka bir şey için değil.
Bu yazı da tam böyle bir şey yaşadığım bir sabahın ardından yazıldı. Yine kayıp yaşadım yani. Bu aralar ne kazanıyorum diye bakamadığım, hep kayıpları gördüğüm bir dönemden geçiyorum. Ve bir kayıp daha.
Ne kadar kaldırabilirim bu süreci bilmiyorum. Sadece tüm sürecin bitmesini bekliyorum. Beklerken sıkıntılar dört nala üzerime geliyor sanki. Ben bitsin derken.
Ya iyice yaşlı olduğumda oh be diyeceğim ya da güzel gün yaşamadan öleceğim. Daha iyi bir senaryo yok. Şimdi okuyan diyecek ki “ulan nereden başladın, konuyu nereye getirdin”. Haklısın. Çünkü benim beynim sorunları tek bir merkezde topluyor. Ne yaşarsam yaşayayım en temel soruna gidiyor kafam.
Zor olan hayatı başkaları için daha zor hale getirmeyin. Az bir zamanımız var. İsraf etmemek gerek.
Comments are closed.