Bugün yılın son günü. Geriye dönüp bakıyorum. Ne kadar büyük olaylar geçmiş başımdan. Bazıları bitti, gitti. Bazılarının etkileri devam ediyor. Hepsinden yara alsam da sağ çıkmayı başardım.
Yaşadığımız tüm kötü tecrübeler olay anında ne kadar da büyük geliyor. Atlatabildiğim için şuan gözüme o kadar da büyük gelmiyorlar. Kendimi güçlü hissediyorum. Peki bu güç ne kadar sürecek? Bir zaman gelir de yılar mıyım? Yıkılır mıyım?
Yeni yıla girmeden önce bu son günde uzun süredir hayalini kurduğum bir şeyi gerçekleştirdim. Şuan tüm odağım bu. Başarısızlığa tahammülüm yok, başarıya açım. “Ben oldum” diyene kadar savaşmaya devam edeceğim. Ben bir babayım. Babalar yıkılmaz bir kale gibidir. Bazen sığınır, bazen saldıranlardan biri olursun. Yıkılmayacağım.
Bana nedense çift sayı olan yıllar antipatik gelir. Batıl inançlarım yok ama kendimi tek sayı olan yıllarda daha iyi hissederim. Tek sayı olan bir yılda doğdum, ilkokul, lise ve üniversiteye başladığım yıllar da tek sayı. Tek sayı olan bir yılda evlendim. Bunların etkisiyle böyle düşünüyorum muhtemelen. AMA! Çift sayı olan bir yılda baba oldum. 2025 kötüydü. Suç onun değildi. Şimdi 2026’da güzel hikayeler yazma zamanı gibi hissediyorum.
Herkese (ki önce kendime) iyilik ve güzellikle dolu bir yıl diliyorum.
Comments are closed.