Press "Enter" to skip to content

Aklımı Kaçırmadım Bir Gün Daha

Karamsar olmaya gerek var mı? Bir şekilde öyle ya da böyle hayatta kalıyorsak daha iyi günleri hayal edip yola devam etmeye çalışmalıyız. “Daha kötü ne olabilir?” dediğimiz her sınırı aştık. Artık şaşırma ve kötü hissetme eşiğimizin dibe vurduğunu düşünüyorum. Bu bizi gelecek diğer sorunlara karşı daha güçlü kılar. Çok mu Polyannacılık yaptım? Ama gerçek böyle ne yapayım?

İntiharı düşünmeme sebebiyet verecek kötü şeyler tecrübe ettim. Hayatım boyunca zorluklar karşısında dayanamayıp intihar edenlerin zayıf olduğunu düşünmüştüm üstelik. Ben de zayıf mıydım? Halbuki kendimi güçlü sanıyordum. Hayır, değilmişim. Ben de o zayıf gördüğüm insanlar ile aynı şeyi yapmak istedim. Sonra kendime kendimi hatırlattım. Devam edebileceğimi düşündürttüm ve devam ediyorum.

Sorunlar bitti mi? Hayır! Peşisıra yenileri eklenirken eski sorunlarımı da halen çözmüş değilim. Tek bir hayalim var. Bundan 5-10 yıl sonra halime bakıp “ne günler atlattım bee” diye kendimle övünmek. Evet, övünme işini de kendi içimde hallediyorum. Genellikle iyi şeyler yaptığımda taktir görebilen biri değilim ya da kötü bir şey yaşadığımda etrafımda teskin eden birini bulmakta zorluk çekiyorum.

Ne diyordu Sagopa, “ben bana kendim için lazımım”. Aynen öyle. Sen de sana kendin için lazımsın. Kendinize kim olduğunuzu hatırlatın, başkalaşmayın. Bir çizginiz olsun ve çizginizi bozmayın. Farklı renkler kullanın ama doğrultusu aynı kalsın.

Geriye dönüp baktığımda hayatıma giren çıkan onlarca, belki de yüzlerce insan görüyorum. Çıkanları umursamıyor, girenlere zorluk çıkarmıyorum. Sahte samimiyetlerdense gerçek kavgaları yeğlerim. Kimseyle birlikte yürümek zorunda değilim.

Yalnızlıktan nefret ederim ama yalnız kalmaktan korkmuyorum. Korkularımın beni esir etmesine de izin vermiyorum. Bu huyumu seviyorum. Muhafaza etmeye çalışacağım.

Kötü günlerde de birlikte olabilen insanlar ile güzel günlerde buluşmak ümidiyle…

Comments are closed.